Konkordato, borçlarını vadesinde ödeyemeyen ya da ödeyememe tehlikesi altında bulunan bir borçlunun, alacaklılarıyla mahkeme denetiminde anlaşarak borçlarını yeniden yapılandırmasını sağlayan hukuki bir kurumdur. Amaç iki taraflıdır: işletmenin faaliyetini sürdürmesi ve alacaklıların, iflas hâlinde elde edeceklerinden daha yüksek oranda tahsilat yapması.
2018 yılında 7101 sayılı Kanunla iflasın ertelenmesi kurumu kaldırılmıştır. O tarihten bu yana mali sıkıntıdaki işletmeler için başvurulabilecek temel yeniden yapılandırma yolu konkordatodur.
Kimler konkordato talep edebilir
İcra ve İflas Kanunu'nun 285. maddesi, talep edebilecekleri geniş tutmuştur.
Borçlu. Borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu konkordato talep edebilir. Bu yalnızca şirketlerle sınırlı değildir: iflasa tabi olmayan gerçek kişiler ve esnaf da başvurabilir. Uygulamada sıkça karşılaşılan yanlış bir kanı, konkordatonun yalnızca büyük şirketlere ait bir yol olduğudur.
Alacaklı. İflas talebinde bulunabilecek her alacaklı da, gerekçeli bir dilekçeyle borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir. Bu, borçlunun kendi iradesi dışında da sürecin başlayabileceği anlamına gelir.
Hangi şartlarda başvurulur
Kanun iki durumdan birini arar: borçların vadesinde ödenememesi veya ödenememe tehlikesi altında bulunulması.
İkincisi çoğu zaman gözden kaçar ve önemlidir. Konkordato, borç ödenemez hâle geldikten sonra başvurulacak son çare değildir. Tehlike henüz görünürken yapılan başvuru, hem daha gerçekçi bir ödeme teklifi kurmaya hem de işletmenin faaliyetini sürdürmesine imkân verir. Nakit akışı bozulmaya başladığında değerlendirme yapmak, ödemeler tamamen durduktan sonra başvurmaktan çok daha iyi sonuç verir.
Başvurunun kabul edilebilirliğini belirleyen asıl unsur ise konkordato ön projesindeki teklifin gerçekleşebilir olmasıdır. Ödenmesi mümkün olmayan bir oran vaat eden proje, mühlet aşamasını geçse bile tasdik aşamasında mahkemeyi ikna edemez. Bu nedenle projedeki ödeme planının, işletmenin gerçek nakit üretme kapasitesiyle uyumlu kurulması gerekir.
Hangi mahkemeye başvurulur
İflasa tabi borçlular için yetkili mahkeme, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesidir. İflasa tabi olmayan borçlular için ise yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesi yetkilidir.
Başvuruya eklenmesi gereken belgeler
İcra ve İflas Kanunu'nun 286. maddesi, konkordato talebine eklenecek belgeleri sayar. Başlıcaları şunlardır:
- Konkordato ön projesi: borçların hangi oranda ve hangi vadede ödeneceğini gösteren teklif
- Borçlunun malvarlığı durumunu gösteren belgeler, bilanço, gelir tablosu ve ara bilanço
- Alacaklıları, alacak miktarlarını ve imtiyaz durumlarını gösteren liste
- Ön projedeki teklifin gerçekleşeceğine dair makul güvence veren denetim raporu ve dayanakları
Son maddedeki rapor, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetkilendirilmiş bir bağımsız denetim kuruluşunca ve Türkiye Denetim Standartlarına uygun olarak hazırlanır. Rapor, borçlunun mali durumunun gerçeğe uygunluğu ile ön projedeki teklifin gerçekleşebilirliği hakkında denetçi görüşü içerir.
Belgelerin eksik olması, başvurunun en sık takıldığı noktadır. Mahkeme belgeleri eksiksiz bulmadığı sürece geçici mühlet kararı vermez.
Başvurudan sonra ne olur
Mahkeme belgeleri eksiksiz bulursa geçici mühlet kararı verir ve bir geçici konkordato komiseri görevlendirir. Geçici mühlet üç aydır; talep üzerine en fazla iki ay daha uzatılabilir ve toplam beş ayı geçemez.
Bu süre içinde komiser işletmenin durumunu inceler ve mahkemeye rapor sunar. Mahkeme konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğu kanaatine varırsa kesin mühlet kararı verir. Kesin mühlet bir yıldır ve zorunlu hâllerde altı ay daha uzatılabilir. Bu dönemde alacaklılar toplanır, konkordato projesi oylanır ve süreç mahkemenin tasdik kararıyla sonuçlanır.
Sürecin adım adım işleyişini, mühletlerin sonuçlarını ve komiserin görevlerini serinin sonraki yazılarında ele alacağız.
Kimin ne yaptığı
Konkordato bir mahkeme sürecidir; dava dosyasını avukat yürütür. Mali müşavirin rolü sürecin mali ayağıdır: mevcut durumun tespiti, ön projedeki ödeme teklifinin mali gerçeklikle uyumlu kurgulanması, ara bilanço ve kanunun aradığı mali tabloların hazırlanması, alacaklı listesinin kayıtlarla mutabakatlı hâle getirilmesi.
Bu iki çalışmanın baştan birlikte yürütülmesi, sürecin başarı şansını doğrudan etkiler. Sonradan düzeltilmeye çalışılan bir ön proje, çoğu zaman zaten kaybedilmiş bir mühlet demektir.
Konkordato sürecinde mali danışmanlık hizmetlerimiz hakkında bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.